7.Sınıf İngilizce 8.Ünite

Yayınlanma 7. Sınıf İngilizce Konu Anlatımı

UNIT EIGHT

Comparatives and Superlatives

a) Comparatives: ‹ki kifli veya nesne aras›nda k›yaslama yaparken s›fatlar›n 

comparative hali kullan›l›r. Tek heceli s›fatlara “– er” tak›s› eklenir. 2 veya daha fazla

s›fatlardan önce ise yine daha anlam› veren “more” getirilir.

S›fat 

old : yafll›, eski

hot : s›cak

cold : so¤uk

small : küçük

tall : uzun (boyda) 

long : uzun

short : k›sa

dark : koyu

fat : fliflman

thin : ince

big : büyük

young : genç

Comparative degree

older : daha yafll›, daha eski

hotter : daha s›cak

colder : daha so¤uk

smaller : daha küçük

taller : daha uzun

longer : daha uzun (enlemesine)

shorter : daha k›sa

darker : daha koyu

fatter : daha fliflman

thinner : daha ince

bigger : daha büyük

younger : daha genç

Mary is older than Tom.

Mary Tom’dan daha yafll›d›r.

Tom is younger than Mary.

Tom, Mary’den daha gençtir.

1. özne yard›mc› fiil s›fat / er than (den – dan) 2. özne➠

!NG!L!ZCE 7

74

Erzurum is colder than Adana.

Erzurum, Adana’dan daha so¤uktur.

Adana is hotter than Erzurum.

Adana, Erzurum’dan daha s›cakt›r.

Hande is taller than Susan.

Hande, Susan’dan daha uzun boylu.

Susan is shorter than Hande.

Susan, Hande’den daha k›sa boyludur.

Sonu “– y” ile bitenlerde “– y” kald›r›l›p “– ier” eklenir.

happy : mutlu

busy : meflgul

clever : zeki

happier : daha mutlu

busier : daha meflgul

cleverer : daha zeki

Mary 12 years old Elizabeth 13 years old.

Elizabeth is older than Mary

‹ki ve daha fazla heceli s›fatlar›n önüne daha fazla anlam›ndaki more kelimesi getirilir.

expensive : Pahal› > more expensive : daha pahal›

interesting : ilginç > more interesting : daha ilginç

beautiful : güzel > more beautiful : daha güzel

dangerous : tehlikeli > more dangerous : daha tehlikeli

comfortable : rahat > more comfortable : daha rahat

intelligent : ak›ll› > more intelligent : daha ak›ll›

handsome : yak›fl›kl› > more handsome : daha yak›fl›kl›

careful : dikkatli > more careful : daha dikkatli

difficult : zor > more difficult : daha zor!NG!L!ZCE 7

75

My car is more expensive than your car.

Benim arabam seninkinden daha pahal›d›r.

China is more crowded than England.

Çin, ‹ngiltere’den daha kalabal›kt›r.

Mathematics is more difficult than h›story.

Matematik, tarihten daha zordur.

A lion is more dangerous than a monkey.

Arslan, maymundan daha tehlikelidir.

Kural d›fl› s›fatlar›n k›yaslanmas›.

good : iyi ! better : daha iyi

bad : kötü ! worse : daha kötü

far : uzak ! further : daha uzak